Bodrum Belediyesi

Haberler

Paylaş:
10.09.2021

AHMET ARAS, İZMİR KÜLTÜR ZİRVESİ’NDEN İKLİM KRİZİ İÇİN SESLENDİ



Dünya Belediyeler Birliği (UCLG) Kültür Zirvesi’nin dördüncüsü İzmir Kültürpark’ta gerçekleşti. 65 farklı ülkeden temsilcilerin katıldığı Dünya Kültür Zirvesi’nde Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, iklim krizine yönelik farkındalık yaratan bir konuşma gerçekleştirdi. Ekosistemi ve iklimi olumsuz etkileyen durumları veriler ile açıklayan Aras, ‘’Seyirci olmaktan çıkıp iklim krizini ciddiye almalıyız. İçinde bulunduğumuz sistemin sürekli olarak felaket yaratan, bir üretim tarzını aşıp bir yıkım tarzına dönüşmüş olarak işlediğini görmeliyiz.’’ dedi.  
  İzmir ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ev sahipliğinde dördüncüsü gerçekleşen Dünya Belediyeler Birliği (UCLG) Kültür Zirvesi 864 katılımcı ile başladı. 9-11 Eylül tarihleri arasında toplam üç gün sürecek olan zirvenin açılışına Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, CHP İzmir Milletvekili Bedri Serter, UCLG temsilcileri ve Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın yanı sıra pek çok ilçe belediye başkanı da katıldı. Toplumsal cinsiyet, iklim krizi, engeller ve eşitsizlik, çevre ve sağlık politikaları, kültürel haklar, kültürel diplomasi, kültürel çeşitlilik gibi oturumlarla gerçekleşecek olan zirvenin bu yılki teması ise ‘’Kültür: Geleceğimizi Kurarken’’ oldu. 
  Küresel krizlerin önlenmemesi felaketleri getirecek
Kültür Zirvesinin 9 Eylül Perşembe günü gerçekleşen iklim krizi oturumunda Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, konuşmacılar arasında yer aldı. Moderatörlüğünü UCLG Kültür Komitesi Özel Danışmanı Catherine Cullen’in yaptığı oturumun diğer katılımcıları ise ICLEI Küresel Savunuculuk Direktörü Yunus Arıkan ve İklim Mirası Koordinatörü Andrew Potts oldu. Oturumda katılımcılar iklim acil durumu karşısında kültürel aktörlerin rolü ve konuyla ilgili son gelişmeler hakkında fikir sahibi oldu. Konuşmasını İngilizce olarak gerçekleştiren Ahmet Aras, iklim krizinin dünyayı etkileyen boyutunun ciddiyetine dikkat çekerek şöyle aktardı: ‘’Bugün dünyada ve ülkemizde, siyasi, akademik, örgütsel birçok platformda dünyayı dönüştüren küresel krizler ele alınıyor. Ekonomik ve finansal krizler bir taraftan sürerken, pandemiyle sağlık krizi de yaşanıyor. Aynı süreçte bir ekolojik yıkım, doğa krizi, iklim krizi büyüyerek yayılıyor. İklim bilimciler, acilen harekete geçilmezse, yaşanan sürecin dünyanın doğal sistemlerinde kırılma noktalarını tetikleyeceği ve bunun geri dönüşü olmayan felaketlere yol açacağından bahsediyor. İster kelebek etkisi densin, ister kaos teorisi burada birbirine bağlı ve birbirini çok şiddetli etkileyen bir dizilim söz konusu. Domino taşları gibi bir devrilmenin gerçekleşeceği, hatta gerçekleşmeye başladığı alenen ortada.’’ 
 ‘’Kapitalizm, ekolojik yıkımı getiriyor’’
Türkiye’de son aylarda yaşanan felaketlere dikkat çeken Aras, sözlerine devam etti: ‘’Devletlerarası, kent-kır arası ve yoksul-zengin arası adaletsizlikler iklim kriziyle birlikte giderek artıyor. Bu olumsuz değişimlere bağlı olarak insan sağlığı için tehdit oluşturan enfeksiyon hastalıklarının görülme sıklığında da artışlar olacağı kesin olarak dile getiriliyor. Pandeminin ortaya çıkışı da iklim krizinden ayrı bir noktayı teşkil etmiyor. Ülkemizde son dönemlerde yaşadığımız çeşitli çevre felaketleri de bunlara kanıt niteliğinde. Müsilaj, sel felaketi, günlerce yaşadığımız acı yangınlar, kuruyan göllerimiz, biten tarımımız, kuraklığımız peş peşe gördüğümüz ve engellemek için hiçbir önlem almadığımız kayıplarımız. Verili sistem ekolojik yıkımı kendi eliyle getiriyor. Daha açık bir dille söylersek üretim ve tüketim sisteminin kendisi; yani kapitalizm. Özellikle son on yılda doğaya karşı yapılan yanlışlar, özelleştirme mantığı içinde doğayı kapsamlı bir biçimde metalaştırma bize ağır sonuçlarla geri dönüyor.’’

‘’Ege ve Bodrum krizin etkilerini şimdiden yaşıyor’’
Aras, konuşmasında Ege Bölgesi’nde yaşanan yangın felaketinin iklim krizinden bağımsız gelişmediğini de dile getirerek: ‘’Bodrum Belediye Başkanı olarak söyleyebilirim ki Ege olarak, Bodrum olarak krizin etkilerini şimdiden hissediyor ve yaşıyoruz. Termik santrallerin ve maden ocaklarının varlığı kuraklığı ve susuzluğu katlıyor. Bodrum’un ve bölgenin flora ve fauna yapısı bozluyor. Hepinizin bildiği üzere bu yaz büyük bir orman yangını felaketi yaşadık. Temmuzun son haftası itibariyle gelen ve uzun yıllar sonra bu kadar yüksek derecelere varan sıcak hava dalgası ardı ardına gelen yangınlarla karşılık buldu. Muğla’nın neredeyse her bir köşesi yandı; termik santrallere yangının sıçraması gibi büyük bir tehlikeyle yüz yüze gelindi. Kaç canımız hayatını kaybetti, ağaçlarımız öldü, köylerimiz, mahallelerimiz yandı; insanlar yaşam alanlarından, geçim kaynaklarından oldu. Ancak krizi fırsata çevirme anlayışı ne yazık ki hiç terk edilmedi. Bu noktada henüz yangın sürerken, ormanlık alanları turizme açacak bir yasa çıkıyor ve rantçı yapılaşma politikaları hız kesmeden sürüyor.’’ dedi.
‘’Başka bir dünyayı yalnızca dünyada kurabiliriz’’
Başkan Aras, iklim mücadelesinin aynı zamanda başka bir dünyayı kurma mücadelesi olduğunu ifade ederek sözlerini şöyle noktaladı: ‘’Vereceğimiz mücadele bu gezegendeki tüm yaşam için varlık ya da yokluk meselesi. “Başka bir dünyayı” ancak aynı dünyada kurma şansımız olduğunu fark etmeliyiz. Her şey “yolundaymış” gibi davranamayız; ama her şeyin yoluna girmesi için uğraşabiliriz. Seyirci olmaktan çıkıp, iklim krizini ciddiye almalıyız. İçinde bulunduğumuz sistemin sürekli olarak felaket yaratan, bir üretim tarzını aşıp; bir yıkım tarzına dönüşmüş olarak işlediğini görmeliyiz. Bunun karşısında mücadele ederken, ihtiyaçtan üretime doğru bir hattın kurulması temennimiz. Her alanda hakiki ve uzun süreli bir sürdürülebilirliğe ihtiyacımız var. Şimdi değilse, ne zaman?’’